| CUMANIN BEREKETİYLE HARABAT EHLİNİ HOR GÖRME ZAKİR, DEFİNEYE MALİK NE VİRANELER VAR | e-Posta |
| Mustafa Yaman tarafından yazıldı. on Cuma, 27 Ocak 2012 00:00 | ||||||||||
|
Ragıp Paşa'ya ait olduğu da ifade edilen bu beyitteki dizenin orijinali "Harabat ehlini hor görme zahid" olarak da ifade edilir. (Zahid; Borç olan ibadetlerden, aslî vazifelerden başka dünya süs ve makamlarından feragat eden kimse.) Rivayet olur ki; Erzurum'lu İbrahim Hakkı'nın Şakir ve Zakir adında iki oğlu vardır. Zakir adı gibi sürekli hakkı zikirle meşgul salih biridir. Şakir ise meyhaneden çıkmayan, ayık dolaşmayan biri. Bir gün İbrahim Hakkı Zakir’i alır yanına birlikte bir yere gideceklerini söyler. Giderlerken meyhanenin önünde Zakir’e beklemesini söyler, içeri girer. Oğlu Şakir masa başında sızmıştır. Meyhaneciye oğlunun ne kadar borcu olduğu sorar ve tüm borcu öder, Zakir’le beraber yola devam ederler. Babasının çıkması ardından Şakir uyanır, borcunu ödeyip kalkacaktır. Meyhaneci “borcun yok, baban ödedi” dediğinde, müthiş biri haya duygusu kaplar benliğini ve peşlerine düşer. İbrahim Hakkı ve Zakir bir uçurumun kenarındadır ve babası oğluna: “Kırklar’dan biri vefat etti, atla, kırklara karışasın…” der. Zakir o ilme rağmen bir an tereddüt eder. Tam o anda Şakir koşarak uçurumun kenarına gelip; “ Hakkını helal et baba, bismillah!” der, atlar ve göğe, kırklara karışır. Zakir’in şaşkınlığı arasında, Erzurumlu İbrahim Hakkı; ''Harabat ehlini hor görme zakir Hazineye malik viraneler var'' der.
Bir başka rivayette şöyle anlatılır: Vaktiyle Bağdat'ın eşrafından hali vakti yerinde, zengin Müslümanlardan oluşan bir kafile, Hacca gitmek niyetiyle yol hazırlıklarına başlamışlar. Yine o civarda oturan fakir, son derece saf, çok temiz, salih bir zat yaşamaktaymış. Ve Hacca gitmek üzere hazırlık yapan bu kafileyi haber alır alınca kendi kendine: “Madem Hacca giden bir kafile var, ben de onlarla birlikte gideyim” diye düşünmüş. Böylece o da Hac yolculuğu için hazırlıklara başlayıp, kendine göre gerekli ihtiyaçlarını temin etmiş ve vakti gelince de bu hacı kafilesine katılarak yola çıkmış. Tabi kafilede bulunan kendini beğenmiş zenginlerden bazıları, bu fakir adamın da kafileye katılmasından pek memnun olmamışlar. Haftalarca sürecek bu hac yolculuğunda, onu yanlarında pek istememişler, fakat yinede kimse kalkıp ona “Sen gelme” dememiş. Öyle ya kim, kimi Allah'ın evini ziyaret etmekten men edebilir ki? Fakat yinede bu hazımsızlıklarını başka türlü ortaya koymuşlar. Her fırsatta onu küçümseyerek, onun saflığından istifadeyle onunla eğlenmişler. Uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra, Mukaddes topraklara ulaşmışlar. Farz olan bütün ibadetleri yerine getirerek hacı olmuşlar. Memleketlerine dönmek için hazırlıklara başladıkları sırada, akıllarına bir muziplik gelmiş. Şeytan ve nefis atına binen durur mu? Zaten başından beri işleri alaycılık olan, benlik hastalığından kurtulamayan bazı kimseler, kendileriyle beraber hacca gelen saf ve temiz, fakat ihlaslı olan o fakir hacı arkadaşlarına bir oyun oynamaya karar vermişler. O yanlarında değilken kendi aralarında anlaşmışlar ve “şöyle diyelim, böyle edelim” diye bir plan kurmuşlar. Böylece yaptıkları plan doğrultusunda hareket etmeye başlamışlar. O temiz ve ihlaslı fakir Hacı bunların yanına gelince, bakmış ki hararetli hararetli bir şeyler konuşuyorlar. Merak etmiş ve yanlarına sokulmuş. Zaten öbürlerinin de istediği onun merakını celbederek, sohbete katılmasını sağlamak. İçlerinden uyanık geçinen kendini beğenmiş biri, başından beri küçümsediği o fakir Müslüman’a sormuş: -Eee komşu! Bu kadar yol geldin, bari Hac görevlerini hakkıyla yerine getirebildin mi? Gönlünde en ufak bir fesat taşımayan ve hiç kimse hakkında kötülük düşünmeyen saf, katıksız, temiz müslüman hemen cevap vermiş: -Elhamdülillah! Rabbime hamdü senalar olsun ki, benim gibi fakir ve aciz bir k uluna, Hac ziyareti gibi en mühim bir ibadeti yapmayı nasip etti, demiş. Tabi diğer adamın derdi alay edip eğlenmek olduğu için tekrar sormuş -Madem Hac ibadetlerini ifa ettin, öyleyse sen de beratını almışsındır sanırım? Tabi adam şaşırmış “Bu nasıl bir berat?” diye merakla ve üzüntüyle sormuş. Alaycı adam: -Ne beratı olacak, buraya gelip Hacc ibadetini hakkıyla yapanlara, Hacc'ın kabul olduğuna ve cehennemden azad olduğuna dair bir belge veriliyor, işte bunu soruyorum. Bizler bu belgeyi aldık da, aramızda bunu konuşuyorduk. Ne o, yoksa sen almadın mı? Tabi o da, biraz saf olduğu ve böyle şeylere hemen inandığı için, son derece üzülmüş, mahzun olmuş ve: -Ben zaten cahil bir adam olduğumu biliyordum. Elbette böyle bir belge almaya layık değilim. Rabbimin Zatına yakışır bir Hacc yapmak benim gibilerin haddine mi? Ama madem Hacc'a geldim ve böyle bir belge de veriliyor, Allah'a yemin ederim ki, bu belgeyi almadan memleketime dönmeyeceğim, diyerek hıçkırıklarla ağlamaya başlamış. Arkadaşlarının son derece müteessir olduğunu gören diğerleri, şakanın dozunu biraz fazla kaçırdıklarını anlamışlar ve oynadıkları oyuna artık son vermeleri gerektiğini düşünerek; -Hakkını helal et. Biz bir oyun yapalım dedik, fakat seni bu kadar üzeceğimizi tahmin etmemiştik. Gönlünü ferah tut, böyle bir belge verildiği falan yok.” demişler. Fakat bu sefer onu, doğruya inandıramamışlar. -Hayır, demiş. Esas şimdi oyun yapıyorsunuz. Ben üzülmeyeyim diye böyle bir belge filan yok diyorsunuz. Az önce aldık demiyor muydunuz?”... -Böyle bir şey yok, istersen gel çantalarımıza tek tek bak. Böyle bir belgeyi kim almış ki biz de alalım, demişler, ama nafile. O tertemiz yürekli hacı; -Bu mübarek beldede Allah'a yemin ettim, o belgeyi almadan dönmem. Ya burada ölürüm, ya da o belgeyi alırım, diyerek Beytullaha geri dönmüş. Diğer uyanıklar. “Eyvah biz ne yaptık, dertsiz başımızı derde soktuk, zira bu adam gelmeden kafile gitmez. Berat almadan da bu adam dönmez. Berat ise kesinlikle gelmez, dolayısıyla burada kaldık” diye ne yapacaklarını şaşırmışlar. O ise onlardan ayrılınca doğru Kâbe'ye gidip, görevlilere derdini anlatmış. Yalvarmış yakarmış, ağlayıp sızlamış. Orada saatlerce dua etmiş, yorulup takati kesilmesine rağmen oradan ayrılmamış. Dizleri üstüne çöküp, başı önünde içi yana kavrula sessiz sessiz ağlayarak yalvarmaya devam etmiş. Bir ara dalmış, kendisine hafif bir geçkinlik hali geldiği esnada, kucağına bir kağıt parçası düştüğünü hissetmiş. Birden irkilip bakmış ki, gerçekten de üzerinde bazı yazılar olan bir kağıt parçası... Ama öylesine parlıyor ki göz kamaştırıyor. Onu alıp sevinçle yerinden fırlayarak arkadaşlarının yanına koşmuş “Hele bir bakın bakalım, benimki de size verilenden mi acaba?!” diye sevinçle haykırmış. Arkadaşları bu işe çok şaşırmışlar. Merakla o kağıdı alıp bakmışlar ki, ne görsünler. Aman Ya Rabbi!!! Ne kağıt dünya kağıdına benziyor, ne de yazı dünya kalemiyle yazılmış yazıya benziyor. Hepsi hayrete düşmüşler. O kağıdı alıp, bu neyin nesidir diye büyük bir alime göstermişler. İlim Ehli olan zat, hürmetle o kağıdı alıp bakmış ve onu öperek yüzüne gözüne sürmüş. Onlara demiş ki: “Bu yazı Mevlâ tarafından kudret kalemiyle yazılmış olup, cehennemden kurtuluş beratıdır. Bunun sahibini getirin de o mübareğin ayağının altını öpeyim.” Bunun üzerine uyanık geçinenler tutuşmuşlar. Fakir diye küçük ve hakir gördükleri, saf diyerek dalga geçtikleri, adam samimiyeti ve ihlası sebebiyle İlahi belgeyi alanlardan olmuş. Harâbat ehlini hor görme zahid, Defineye malik viraneler var.
Bolu yöresine ait bir türküde de zikredilmektedir
Şarab-ı lebinden dem çeken adem Elestü bezminde mestaneler var Ol bade-i aşkı nuş eden adem Girer mi mecide meyhaneler var
Meygede-i aşkta nuş eden aymaz Varlık kumaşını meydana yaymaz Cihanı alemi zerreye saymaz Zencir-i gam çeker divaneler var
Keman-keş olanın yayı yasılır Pehlivan olanlar basar basılır Erenler kılıcı arş'a asılır Bu meydandır bunda merdaneler var
Alemi hazır bil ey batın ü zahir Olayım der isen bu yolda mahir Harabat ehline hor bakma fahir Defineye malik viraneler var.
Powered by !JoomlaComment 4.0 beta1
!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."
|
||||||||||
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 28 Ocak 2012 12:47 ) |

Yazarın Diğer Yazıları
- DAĞ SANCISI
- CUMANIN BEREKETİYLE MERHAMET VE İNSANLLIK
- ENGELLİLER HAFTASI
- LİSELERE YENİ YÖNETMELİK
- VATANA BORCUMUZ, YAŞAMAK VE YAŞATMAKTIR
- DAĞ FARE DOĞURACAK
- İLKSAN’DA TÜRK EĞİTİM SEN MÜHRÜ
- KİM MÜRTECİ?
- BİZ GERÇEKTEN FAKİR MİYİZ?
- ÜSTÜMÜZE OYNANAN OYUNLAR
- CUMANIN BEREKETİYLE EBUL VEFA HAZRETLERİ
- BİLGİSAYAR KİMLİK SAVAR OLMASIN
- BİZE NELER YEDİRİYORLAR?
- ALIVER AĞBİMİN CEKETİNİ
- YENİ MİLLİ EĞİTİM KANUNU HAYIRLI OLSUN
- 4x3= MÜKEMMEL GENÇLİK OLSUN
- YAŞAYARAK ÖĞRENMEK...
- Ormanlarla İlgili İlginç Bilgiler
- ŞEHİTLERİMİZE SAYGI VE ŞEHİTLİĞİMİZE DÜZENLEME İSTİYORUZ
- SAVAŞ DEĞİL SOYKIRIM
- CUMANIN BEREKETİYLE BİR DİRİLİŞİN ÖYKÜSÜ
- DİNÎ EĞİTİM ŞARTTIR
- TIP BAYRAMI
- ÇERÇEVELER OYUNCAĞIMIZ
- İSTİKLÂL MARŞI
- DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
- MASRAFSIZ VEREBİLECEĞİNİZ HEDİYELER
- MAĞDUR ETMEDEN ÇÖZÜM BULMAK ÖNEMLİDİR
- SAYIN BAKANIMIZA AÇIK MEKTUP
- AKIL GALİP GELDİ
- 28 ŞUBAT SÜRECİ
- BÜTÜN KATLİAMLARA VE CİNAYETLERE HAYIR
- GRAVAT SERBEST OLACAKMIŞ
- HER FİKİR TARTIŞILMALIDIR
- SEN HANGİSİSİN?
- SEVGİLİLER GÜNÜ
- BİR VOYVODA ARANIYOR
- CUMANIN BEREKETİYLE HARABAT EHLİNİ HOR GÖRME ZAKİR, DEFİNEYE MALİK NE VİRANELER VAR
- ADAM OLMAK
- FRANSIZ ÜRÜNLERİNİN LİSTESİ
- NE HIRANTIM NE ERMENİYİM
- EĞİTİM Mİ PAHALI CEHALET Mİ?
- CUMANIN BEREKETİYLE KALP TEMİZLİĞİNİN MÜKAFATI
- GÖRMEK VE GÖREMEMEK
- ANAYASA TASLAĞINA KATKI YAPALIM
- CUMANIN BEREKETİYLE SEVGİYİ TANIMAK
- HIRSIZA GÜVEN VERMEK
- DEVR-İ SÜLEYMAN “2”
- MECLİSE AÇIK MEKTUP
- KABAHAT KİMDE?
|
|
DAĞ SANCISI |
| Mustafa Yaman | |
|
|
“BU DEPRESYONU BİTİRİN: HEMEN ŞİMDİ!” |
| Muzaffer ALACAOĞULLARI | |
|
|
BERGAMA MEYDANI |
| Cevdet ASLAN | |
|
|
ORTADOĞU’YA BARIŞ NE ZAMAN GELECEK |
| Ahmet KUŞDEMİR | |
Son Yorumlar



































2012-05-16 22:00:37 gökhan
Marmara Üniversitesi biyoloji bölümü öğr. gör.'lilerinden...
2012-05-03 11:43:11 Adnan Göks...
Kozak asıl sorunu ne biliyormusunuz.? BİRLİK VE BERABER...
2012-04-25 22:01:46 Cumhur BEK...
Dünya ya taşeronluk yapmayan "ağır sanayi" ise do...
2012-04-25 02:00:25 vatandaş
bunlar daha kendi kendilerini yönetemiyorlar, birde koca ...
2012-04-24 09:14:13 ysmn
bu logo neyi anlatmaya çalışıyor???
2012-04-22 15:19:01 Cevdet Asl...
Yusuf Kemalettin Perin Anadolu Öğretmen lisesi öğrencile...
2012-04-13 00:44:45 hasan
yazı ve tespitler mükemmel olmuş. elinize, dilinize sağlı...