| DENEME YAZMAYI DENEMEDEN ÖNCE | e-Posta |
| Muzaffer ALACAOĞULLARI tarafından yazıldı. on Cumartesi, 29 Ekim 2011 19:40 | ||||||||||
|
Deneme, İngilizce “Essay” kelimesinin karşılığıdır. Yapı Kredi Yayınları’nın Doğan Kardeş Kitaplığı’nda Nisan 2011’de çıkan, Güven Turan’ın Nermi Uygur’un denemelerinden yaptığı bir seçki niteliğindeki “Denemeci” başlıklı eser (*), şu cümlelerle başlamaktadır: “Türkçe’deki bir edebiyat türü olarak “deneme” kelimesini Nurullah Ataç’a borçluyuz. Ama “deneme”yi bulan ve denemeleriyle bugün kullandığımız türün temellerinden birini atansa, yazmayı seçmeden önce önemli bir Fransız devlet adamı olan Michele de Montaigne’dir (1533-1592**). Ülkemizde, Ataç’la başlayıp sevilen ve tutulan bir tür olan denemenin önde gelen adlarından biri de Nermi Uygur’dur. Bizde deneme yazarlarının edebiyatçı olması alışılagelmiştir. Oysa Nermi Uygur bir felsefecidir; hatta, sadece felsefe öğreticisi değil, gerçek anlamda, yani felsefe üstüne özgün yapıtlar veren bir felsefecidir... (15 Ocak 1925 tarihinde doğan ve 80 yaşında) 21 Şubat 2005 tarihinde, ölünceye kadar yazmaya hiç ara vermez Nermi Uygur. Denemelerinde, sık sık deneme üzerine denemeler yazar. Hatta; diyebiliriz ki, denemeyi onun kadar yoğun işleyen bir başka yazarımız yoktur. Denemenin denemecisidir. Çok da önemlidir onun deneme üzerine bunca duruşu; çünkü zaman içinde, deneme sözcüğü tuhaf bir anlam kayması yaşamaya başlamıştır. Öykümsü çok öznel düşüncelere, hiçbir düşünsel, bilgisel dayanağı olmayan “akıldan geçirmeler”e, deneme denmeye başlanmıştır. Bu kitapta; Nermi Uygur’un denemelerinden bir seçme yaparken özellikle, deneme üstüne yazdığı aydınlatıcı yazılara yer verdim. Bu kitaptaki denemeleri okuduktan sonra, yalnız edebiyat ağırlıklı denemelerini değil, felsefe ağırlıklı denemelerini, kitaplarını okuyacağınızı da umuyorum. Felsefe demem sizi korkutmasın, Nermi Uygur, en çetrefil felsefe sorunlarını bile berrak kafasıyla rahatlıkla okunur, anlaşılır yapmayı beceren bir yazarımızdır.” Gerçi; “Deneme”, özgürce seçilen bir konuda, yazarın kendi kendiyle konuşma havası içinde yazdığı bir yazı türüdür. Serbest düşüncenin ifade alanı ve nesrin bir türü olarak deneme, yazarın gözlemlediği ya da yaşadığı olay, olgu, durum ve izlediği objelerle ya da herhangi bir kavramla ilgili izlenimlerinin herhangi bir plâna bağlı kalmayarak, deliller getirip kanıtlama yoluna gerek duymadan ve kesin hükümler vermeden, tamamen kişisel görüşüyle serbestçe yazıya döktüğü birkaç sayfayı geçmeyen kısa metinlere denir. Makale gibi düşünsel plânla yazılır, fakat makaleden kısa yazılardır. İlk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’in (1860) yayın hayatına başlamasından itibaren, gazetelerde çıkan değişik yazılar; zamanla ayrı bir tür olan deneme için dil, anlatım ve yaklaşım bakımından zemin oluşturmuşlardır. Tanzimat’tan itibaren bir süre, gazete ve dergilerde “musâhabe” (sohbet etme) üst başlığı altında deneme benzeri yazılar kaleme alınmıştır. Bu itibarla; denemenin bu serbest ve özgür nitelik ve özelliğine karşı Prof. Dr. Nermi Uygur, istisna ve adeta profesyonel bir şahsiyettir. 1944 yılında Galatasaray Lisesi’nin Latince Bölümü'nü, 1948 yılında İstanbul Üniversitesi (İÜ) Felsefe Bölümü'nü bitiren Nermi Uygur, 1950 yılında da aynı bölüme asistan olarak girdi. Türkiye’de felsefe doktorası yapan ilk felsefecilerden biri olan Nermi Uygur, 1952- 54 yıllarında Almanya, Fransa ve Belçika'da fenomenoloji üzerine araştırmalar yaptı. Fenomenoloji, yani görüngübilim; kurucusu Edmund Husserl olan bir felsefe görüşüdür. Husserl’ci fenomenoloji, bu bağlamda, salt metafiziği, yani fizikötesini sona erdirerek, somut yaşantıya dönmek ve böylece tıkanmış olan felsefeye, “algılanabilen şey, bilince yansıyan olay veya olgu” diye tanımlanabilen fenomen üzerinden yeni bir başlangıç yapmak iddiasıyla ortaya çıkmıştır. Uygur; 1954'te, Köln Üniversitesinde “Edmund Husserl’de Başkasının Ben'i Sorunu” adlı tezle doçent; 1964'te ise İÜ Felsefe Bölümü’nde profesör oldu. 1992- 2003 yılları arasında düşünce ve sanat ilişkileri üzerine yüksek lisans ve doktora dersleri verdiği Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü'nde her yıl 21 Şubat gününde, Prof. Nermi Uygur'u Anma günü düzenlenmektedir. Nitekim; “Denemeci” adlı kitap, Uygur’un bütün eserlerine bir giriş niteliğiyle okunabilecek bir kitap olmakla birlikte, aynı zamanda deneme yazmayı denemeden önce deneme alanında örnek gösterilebilecek ve salık verilebilecek bir kitaptır. Söz konusu kitap, 111 sayfadan oluşmaktadır ve adını aldığı “Denemeci” başlıklı deneme ile başlamaktadır. Diğerlerinin başlıkları şöyledir: “Çıktım Yunus Dalına”, “Romansız Yaşayamam”, “Montaigne”, “Sevgi Eğitimi”, “İyi, Kötü”, “Şaşma”, “Para”, “Yaşlılık”, “Yazma Gereksinimi”, “Yazarlık” ve “İnsan”.
Powered by !JoomlaComment 4.0 beta1
!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."
|

Yazarın Diğer Yazıları
- “BU DEPRESYONU BİTİRİN: HEMEN ŞİMDİ!”
- “KADININ EN BÜYÜK VAZİFESİ ANALIKTIR”
- BİZ KÖKÜ MAZİDE OLAN FÜTÜRİSTİZ
- YENİ ANAYASADA ASKERİ YARGI İLE GENELKURMAY VE MSB
- BERGAMASPOR’UN ÜLKÜSÜ: YÜKSELMEK, SÜPER LİGE ÇIKMAKTIR
- 23 NİSAN: DÜNYA KİTAP VE TELİF HAKLARI GÜNÜ
- ÜZERİNE TİREMEMİZ GEREKEN ŞEY: YAŞATMA İDEALİ
- 27 YIL SONRA ÇİN’DE BİR TÜRK BAŞBAKAN
- HAFTA; KUTLU MU GEÇECEK, KUTSUZ MU?
- ZÜMRÜT VE ELMAS GİBİ MÜCEVHER ÜZERİNE
- 1 NİSAN 2012 ŞAKALARI
- HER KAHVENİN BİR KÖŞESİ KÜTÜPHANE OLSUN
- ORMAN KANUNU
- BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR
- FETİH 1453’TEN SONRA ÇANAKKALE 1915
- EN GÜZEL DUA: HAKKIMIZDA EN HAYIRLISINI İSTEMEK
- ÖRNEKLERİYLE PRATİK ZEKA
- MİRAÇ’TAN BAHTIMIZA ÜÇ ELMA DÜŞTÜ
- PEYGAMBERİMİZİ İHTİYARLATAN AYET
- BİRBİRİNE SAHİP ÇIKMAYAN TOPLUM (MUYUZ?)
- 28 ŞUBAT VE BİR GÜN ÖNCESİ
- YENİ ANAYASADA HEDEF: KATILIMCI DEMOKRASİ
- MAKUL VE MAKBUL OLAN EHLİBEYT SEVGİSİ
- TÜRK VE DÜNYA SİNEMASINDA “FETİH 1453”
- MEN DAKKA DUKKA: EDEN BULUR
- “BEN, KUR’AN’A İNANAN BİR HIRİSTİYANIM!”
- “AZMİNE SARIL BAK NE OLURSUN!”
- REFAH İKTİSADINDA RAWLS’IN ADALET TEORİSİ
- 2012 ULUSLAR ARASI ITRİ YILI
- OSMANLI’NIN KURULUŞUNUN 713. YILDÖNÜMÜ
- CARİ AÇIĞA KAYA GİBİ ÇÖZÜM
- TAM 32 YIL ÖNCE 24 OCAK
- ASKERİ DARBELERİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR!
- KIBRIS MÜCADELESİNDE 88 YILIN SIRRI
- BİN DOST AZ, BİR DÜŞMAN ÇOK”
- BİR HAFTADA ENERJİ TASARRUFU BİLİNCİ
- ÇEVREYE DUYARLI ENERJİ POLİTİKASI
- 2012 KUTLU DOĞUMUN TEMASI KARDEŞLİK
- NOEL BABA, NEDEN EVE BACADAN GİRER?
- YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
- HEDEF: İKİBİN 12’DEN YENİ ANAYASA
- OBEZİTEYLE MÜCADELEDE İLKOKUL KANTİNLERİ
- MİLLETİN YETİMİ AYDIN MENDERES’İN VEFATI
- YAHUDİ ZEKASININ YETERSİZLİĞİ
- CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR
- TANRI PARÇAÇIĞI KEŞFEDİLSE NE OLUR?
- KREDİ ÇİN’DE DE OLSA TALEP EDİNİZ
- MEVLANA HAFTASI’NDA BERGAMA FARKI
- HIRVATİSTAN AB’NİN 28. ÜYE ÜLKESİ
- BAŞBAKAN’A “GEÇMİŞ OLSUN!” MESAJI



































2012-05-16 22:00:37 gökhan
Marmara Üniversitesi biyoloji bölümü öğr. gör.'lilerinden...
2012-05-03 11:43:11 Adnan Göks...
Kozak asıl sorunu ne biliyormusunuz.? BİRLİK VE BERABER...
2012-04-25 22:01:46 Cumhur BEK...
Dünya ya taşeronluk yapmayan "ağır sanayi" ise do...
2012-04-25 02:00:25 vatandaş
bunlar daha kendi kendilerini yönetemiyorlar, birde koca ...
2012-04-24 09:14:13 ysmn
bu logo neyi anlatmaya çalışıyor???
2012-04-22 15:19:01 Cevdet Asl...
Yusuf Kemalettin Perin Anadolu Öğretmen lisesi öğrencile...
2012-04-13 00:44:45 hasan
yazı ve tespitler mükemmel olmuş. elinize, dilinize sağlı...