| DERSİM’E ÖZRÜN DEVAMI ADIMLAR | e-Posta |
| Muzaffer ALACAOĞULLARI tarafından yazıldı. on Pazartesi, 28 Kasım 2011 09:04 | ||||||||||
|
Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın Partisinin grup konuşmasında Dersim hadisesi nedeniyle özür dilemesi, 24 Kasım 2011 Perşembe günkü köşe yazarları tarafından çoğunlukla lehte değerlendirildi. Ancak; bu özrün hukuki bir niteliğe kavuşturulmasının da beklendiği belirtildi. Hasan Cemal’in 5 Ağustos 2011 tarihinde Milliyet Gazetesi’ndeki “Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!” başlıklı köşe yazısında, Kürt aydını olarak nitelediği arkadaşı Ümit Fırat’tan aldığı mektubundaki şu cümleler yer almaktadır: “Yer adları meselesi... Israrla ifade ettiğim şu yer adları meselesi; bu kez, beni sadece öfkelendirmedi, aşağılandığımı hissettirdi. Hatta; üzerinde doğup büyüdüğüm, sahibi olduğum ve sevdiğim toprakların, birtakım zorbalarca elimden alınıp keyfi olarak adlandırılarak benden koparıldığı hissine kapıldım. İçinde benim de yer aldığım kimi girişimlerde; Kürtlerin ne istediğine dair talepler söz konusu edildiğinde, yer adlarının iadesi için hep hassasiyet gösterdim. Atalarımdan kalan tarihi mirasımı, inkârdan da öte, bütün topluma karşı hakaret anlamındaki bu onur kırıcı uygulama, bana çok ağır geldi. Muğlalı Paşa, Alpdoğan Paşa... Bir de, tıpkı 32 kişinin katlinden hükümlü General Muğlalı adının Özalp’teki bir kışlaya verilmiş olması gibi, Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakanın Dersim Katliamı olarak ifade ettikleri hadisenin ilk faili olarak bilinen General Abdullah Alpdoğan adının da, yoğun bir Dersimli nüfusun yaşadığı Elaziz’de bir askeri kışlaya verildiğine, yine kocaman bir mahalleye de Abdullah Paşa Mahallesi ismi verildiğine tanık oldum.” Esasen; 2004 Mayıs ayında, “2. Hudut Tabur Komutanlığı” kışlasına verilen ve Van'ın Özalp ilçesinde, 68 yıl önce, 33 köylünün ölüm emrini verdiği gerekçesiyle idam cezası alan Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın adı, 2 Kasım 2011 tarihinde kaldırıldı. Bir sonraki adımın da; Dersim nedeniyle, General Abdullah Alpdoğan adının Elazığ’daki kışladan adının kaldırılması olabilir. Yine, Hasan Cemal’in yukarıdaki köşe yazısında, Ümit Fırat’ın değindiği yer adları meselesine dönelim. Kanaatım odur ki; Dersim hadisesinde Başbakanın bu özrünün devamı olacak en önemli adımın, Tunceli’nin adının Dersim olarak değiştirilmesi ile birlikte diğer gayrimüslim ve etnik azınlıklara ait yer isimlerinin iadesine karar verilmesi olacağıdır. Gerçi; Ermeni kökenli Türk vatandaşı olan Sevan Nişanyan’ın, Türkiye yerleşim birimleri envanterini (Index Anatolicus) yaptığı www.nisanyanmap.com adlı sitesinde, Tunceli için şu bilgiler verilmektedir: “Kadim çağdan beri kullanılan ‘Dersim’ bölge adının kökeni meçhuldür. Kürtçe olan “der sîm”, yani “gümüş kapı” açıklaması halk etimolojisidir. Tunceli vilayet adı, 25 Aralık 1935'te çıkarılan Tunceli Kanunu ile verildi. Kalan veya Mamikan köyü, 1936'da askeri garnizon ve daha sonra il merkezi oldu. Ancak, MÖ 1. bin yıla ait Urartu yazıtlarında geçen Kalani veya Kalaani adlı yerin burası olup olmadığı meçhuldür. Kuzeyinde bulunan “Gümüşhane” bölgesine açılan kapı manasında "der sim", (“Gümüş kapısı” veya “Gümüş kapı”) ismini aldığı tezi vardır.” Bu konuda; web adresi www.tesev.org.tr olan Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV), Sevan Nişanyan’ın diğer bütün yer isimleri ile ilgili yürüttüğü projeye şöyle atıfta bulunmaktadır: “TESEV Demokratikleşme Programı, 2010 yılında Azınlık Hakları çalışma alanı kapsamında, Türkiye’de Cumhuriyet döneminde değiştirilen yerleşim isimleri üzerine yeni bir çalışma başlatmıştır. “Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Değişen Yer İsimleri” başlıklı proje çerçevesinde Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana; il, ilçe, mahalle, köy ve mezraların isimlerinin değiştirilmesi politikaları, içerikleri ve uygulamalarıyla ele alınacaktır. Bu politikaların dayandığı ideolojik ve siyasi arka planı ve bu politikaların hangi toplumsal koşullarda ve ne tür yasal, siyasal ve idari mekanizmalarla yürütüldüğünü göstermeyi amaçlayan proje, araştırmacı- yazar Sevan Nişanyan tarafından gerçekleştirilmektedir.” Nitekim; Ümit Fırat, yukarıdaki mektubunda Elazığ’a Elaziz demektedir. Nişanyan’a, Elaziz isminin de kökeni şudur: “Harput yakınında bir köy iken, 1830’larda ordu karargâhının kurulmasıyla gelişti, Sultan Abdülaziz (1861-1876) döneminde vilayet merkezi oldu.” Nitekim; Tunceli’nin Dersim adını almasıyla başlayacak bu uygulama, Elazığ’ın Elaziz, Diyarbakır’ın Amed vb. olarak diğer bütün eski yer adlarının iadesini kapsayacaktır. Sonuçta, Nişanyan’ın ifadesiyle (*); “Cüzi bütçelerle ve siyasi açıdan risksiz kararlarla hayata geçirilebilecek olan bu uygulamaların, kendi geçmişiyle ve kimliğiyle daha barışık, daha çoğulcu, daha özgüven sahibi bir Türkiye hedefine –biraz da olsa– hizmet edeceği muhakkaktır.”
Powered by !JoomlaComment 4.0 beta1
!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."
|

Yazarın Diğer Yazıları
- “BU DEPRESYONU BİTİRİN: HEMEN ŞİMDİ!”
- “KADININ EN BÜYÜK VAZİFESİ ANALIKTIR”
- BİZ KÖKÜ MAZİDE OLAN FÜTÜRİSTİZ
- YENİ ANAYASADA ASKERİ YARGI İLE GENELKURMAY VE MSB
- BERGAMASPOR’UN ÜLKÜSÜ: YÜKSELMEK, SÜPER LİGE ÇIKMAKTIR
- 23 NİSAN: DÜNYA KİTAP VE TELİF HAKLARI GÜNÜ
- ÜZERİNE TİREMEMİZ GEREKEN ŞEY: YAŞATMA İDEALİ
- 27 YIL SONRA ÇİN’DE BİR TÜRK BAŞBAKAN
- HAFTA; KUTLU MU GEÇECEK, KUTSUZ MU?
- ZÜMRÜT VE ELMAS GİBİ MÜCEVHER ÜZERİNE
- 1 NİSAN 2012 ŞAKALARI
- HER KAHVENİN BİR KÖŞESİ KÜTÜPHANE OLSUN
- ORMAN KANUNU
- BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR
- FETİH 1453’TEN SONRA ÇANAKKALE 1915
- EN GÜZEL DUA: HAKKIMIZDA EN HAYIRLISINI İSTEMEK
- ÖRNEKLERİYLE PRATİK ZEKA
- MİRAÇ’TAN BAHTIMIZA ÜÇ ELMA DÜŞTÜ
- PEYGAMBERİMİZİ İHTİYARLATAN AYET
- BİRBİRİNE SAHİP ÇIKMAYAN TOPLUM (MUYUZ?)
- 28 ŞUBAT VE BİR GÜN ÖNCESİ
- YENİ ANAYASADA HEDEF: KATILIMCI DEMOKRASİ
- MAKUL VE MAKBUL OLAN EHLİBEYT SEVGİSİ
- TÜRK VE DÜNYA SİNEMASINDA “FETİH 1453”
- MEN DAKKA DUKKA: EDEN BULUR
- “BEN, KUR’AN’A İNANAN BİR HIRİSTİYANIM!”
- “AZMİNE SARIL BAK NE OLURSUN!”
- REFAH İKTİSADINDA RAWLS’IN ADALET TEORİSİ
- 2012 ULUSLAR ARASI ITRİ YILI
- OSMANLI’NIN KURULUŞUNUN 713. YILDÖNÜMÜ
- CARİ AÇIĞA KAYA GİBİ ÇÖZÜM
- TAM 32 YIL ÖNCE 24 OCAK
- ASKERİ DARBELERİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR!
- KIBRIS MÜCADELESİNDE 88 YILIN SIRRI
- BİN DOST AZ, BİR DÜŞMAN ÇOK”
- BİR HAFTADA ENERJİ TASARRUFU BİLİNCİ
- ÇEVREYE DUYARLI ENERJİ POLİTİKASI
- 2012 KUTLU DOĞUMUN TEMASI KARDEŞLİK
- NOEL BABA, NEDEN EVE BACADAN GİRER?
- YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
- HEDEF: İKİBİN 12’DEN YENİ ANAYASA
- OBEZİTEYLE MÜCADELEDE İLKOKUL KANTİNLERİ
- MİLLETİN YETİMİ AYDIN MENDERES’İN VEFATI
- YAHUDİ ZEKASININ YETERSİZLİĞİ
- CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR
- TANRI PARÇAÇIĞI KEŞFEDİLSE NE OLUR?
- KREDİ ÇİN’DE DE OLSA TALEP EDİNİZ
- MEVLANA HAFTASI’NDA BERGAMA FARKI
- HIRVATİSTAN AB’NİN 28. ÜYE ÜLKESİ
- BAŞBAKAN’A “GEÇMİŞ OLSUN!” MESAJI



































2012-05-16 22:00:37 gökhan
Marmara Üniversitesi biyoloji bölümü öğr. gör.'lilerinden...
2012-05-03 11:43:11 Adnan Göks...
Kozak asıl sorunu ne biliyormusunuz.? BİRLİK VE BERABER...
2012-04-25 22:01:46 Cumhur BEK...
Dünya ya taşeronluk yapmayan "ağır sanayi" ise do...
2012-04-25 02:00:25 vatandaş
bunlar daha kendi kendilerini yönetemiyorlar, birde koca ...
2012-04-24 09:14:13 ysmn
bu logo neyi anlatmaya çalışıyor???
2012-04-22 15:19:01 Cevdet Asl...
Yusuf Kemalettin Perin Anadolu Öğretmen lisesi öğrencile...
2012-04-13 00:44:45 hasan
yazı ve tespitler mükemmel olmuş. elinize, dilinize sağlı...