| SÖZ MECLİS’TEN İÇERİ: ŞİKE YASASI VE REFERANDUM | e-Posta |
| Muzaffer ALACAOĞULLARI tarafından yazıldı. on Cuma, 09 Aralık 2011 19:04 | ||||||||||
|
Biliyorsunuz; “Söz Meclisten Dışarı” deyimi; “Konuşmam arasında, hoşunuza gitmeyecek, kaba olabilecek, ağza alınması doğru olmayan sözler kullanacağım; ancak, bunların sizinle ilgisi yoktur” anlamında kullanılır. Meclis, celse gibi ayni kökten gelen kelimelerdir. Celse, günümüz Türkçesine oturum olarak çevrilmektedir. Meclis ise; hem “bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantı”, hem de “bu toplantının yapıldığı yer, şûra” için kullanılmaktadır. Nitekim; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (Meclis) kastederek, bu yazımın başlığını çok önemli ve güncel bulduğum konuları muhtevi şekilde “Söz Meclis’ten İçeri” olarak koydum. Çünkü; Meclis’te bizleri temsilen milletvekilleri bulunmaktadır, yoksa milletin aslı ve asili biziz. İngilizce bir karikatürde; bir öğretmenin sınıfta “Demokrasi nedir?” sorusuna bir öğrenci: “Democracy is the freedom to elect our own dictators”, yani “Demokrasi, kendi diktatörlerimizi seçme özgürlüğüdür” şeklinde cevap veriyor. Günümüz modern ve çağdaş toplumlarında demokrasi anlayışı, “Katılımcı demokrasi” olarak vurgulanmaktadır. Katılımcı demokrasi için olmazsa olmaz şart ise, toplumda çok kuvvetli bir sivil duyarlılık, sorumluluk ve bilincinin mevcut olmasıdır. Sivil duyarlılığın yüksek seviyede olmadığı toplumlarda, katılımcı demokrasinin hayata geçmesi mümkün değildir; çünkü katılımcı demokrasi, olaylar ve olgular karşısında kendi haklarını koruyabilecek kadar duyarlılığa ve sivil bilince; bu duyarlılığı harekete geçirecek bir örgütlenmeyi yaratacak sivil kurum- kurumsallaşma kültürüne ve sonunda da tüm bu faaliyetleri yürütecek bilgiye dayalı sivil toplum oluşumlarına (Non Governmental Organizations: Hükümet Dışı Örgütler: NGOs- sosyal hareketler- birlik, dernek, meslek örgütleri gibi Sivil Toplum Kuruluşları: STK’lar- demokratik kitle örgütleri- protesto ve çıkar grupları) ihtiyaç duymaktadır. Yine; bu katılımcılık, yerel yönetimlerden başlayarak, okul meclisleri projesi ve belediyelerde öğrenci meclislerine ve e-demokrasiye (elektronik devletin etkin çalıştığı demokrasi anlayışı) kadar çeşitli biçimlerde halkın, Meclis’te genel seçimlerle vekillerine bıraktığı temsilde gördüğü eksiklikleri gidermesidir. Örneğin; www.tbmm.gov.tr web adresinde milletvekillerinin elektronik posta adresleri bulunmaktadır. Ancak; bu adresleri kullanan ve/ya mesajları dikkate alan ne kadar milletvekili vardır merak ediyorum, daha doğrusu dikkate aldıklarından kuşku duyuyorum. Başbakanımızın geçen hafta, “Villöz Adenom”, yani kalın bağırsak polipi teşhisiyle ameliyatından sonra Cumhurbaşkanının Meclis’e geri gönderdiği Şike Yasası konusunda yaşananlar, bana “Söz Meclis’ten İçeri” dedirtti. Öyle ki; Şike Yasası konusundaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki fikir ayrılığının, 1 Mart Tezkeresinin Uzatılmasında yaşanandan sonra meydana gelen 2. çatlak olarak dahi yorumlandı. Son olarak; anılan Yasa tasarısının, Cumhurbaşkanlığına gönderilmesinden sonra, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e mektup yazarak bu yasayı tenkit ve şikayet eden, eski gazeteci, Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, yasayla ilgili olarak referandum yapılmasını önerdi. Ancak; yasada referandumu gerektirecek bir durumun bulunmadığı, referandumun Anayasa değişikliklerinde söz konusu olduğu da belirtilmektedir. Ayrıca; referandumun her konu için gündeme getirilmesi de, Meclis’in, yani yasama işlevinin yavaşlamasına yol açacağı riskine de işaret edilmektedir. Fakat; bu tür fikir ayrılıklarının yaşandığı konularda Meclis’e bahşedilen ve belki sorumluluğunu azaltacak olan referandum seçeneği, bu aşamada katılımcı demokrasinin turnusol kağıdı olabilir. Gerçekte referandum veya halk oylaması, genelde anayasa değişikliği, yasaların kabulü veya çok önemli meselelerde halkın iradesini belirlemek amacıyla yapılan oylamadır. Referandum, halkın iradesi, idareye doğrudan doğruya yansımakta olduğu için, doğrudan demokrasinin güzel bir örneğidir. Türkiye’de çok az uygulanan referandum, gelişmiş ülkelerde sık sık uygulanır. İşte; 7 Aralık 2011 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki Fikret Bila’nın köşe yazısının başlığı (*) beni korkuttu: “Darısı uzun tutukluluğun başına!” Yani; nasıl ki Şike Yasası’nın kabulü ile Aziz Yıldırım gibilerin tutuklulukları kaldırılacak; bu yasaya istinaden, yıllarca demokrasinin, özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün önünü tıkayanların yargılandığı Ergenekon davasından Silivri’de tutuklu bulunanların serbest kalmasını sağlayacak başka yasaların çıkarılmasının yolu açılacaktır.
Powered by !JoomlaComment 4.0 beta1
!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."
|

Yazarın Diğer Yazıları
- “BU DEPRESYONU BİTİRİN: HEMEN ŞİMDİ!”
- “KADININ EN BÜYÜK VAZİFESİ ANALIKTIR”
- BİZ KÖKÜ MAZİDE OLAN FÜTÜRİSTİZ
- YENİ ANAYASADA ASKERİ YARGI İLE GENELKURMAY VE MSB
- BERGAMASPOR’UN ÜLKÜSÜ: YÜKSELMEK, SÜPER LİGE ÇIKMAKTIR
- 23 NİSAN: DÜNYA KİTAP VE TELİF HAKLARI GÜNÜ
- ÜZERİNE TİREMEMİZ GEREKEN ŞEY: YAŞATMA İDEALİ
- 27 YIL SONRA ÇİN’DE BİR TÜRK BAŞBAKAN
- HAFTA; KUTLU MU GEÇECEK, KUTSUZ MU?
- ZÜMRÜT VE ELMAS GİBİ MÜCEVHER ÜZERİNE
- 1 NİSAN 2012 ŞAKALARI
- HER KAHVENİN BİR KÖŞESİ KÜTÜPHANE OLSUN
- ORMAN KANUNU
- BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR
- FETİH 1453’TEN SONRA ÇANAKKALE 1915
- EN GÜZEL DUA: HAKKIMIZDA EN HAYIRLISINI İSTEMEK
- ÖRNEKLERİYLE PRATİK ZEKA
- MİRAÇ’TAN BAHTIMIZA ÜÇ ELMA DÜŞTÜ
- PEYGAMBERİMİZİ İHTİYARLATAN AYET
- BİRBİRİNE SAHİP ÇIKMAYAN TOPLUM (MUYUZ?)
- 28 ŞUBAT VE BİR GÜN ÖNCESİ
- YENİ ANAYASADA HEDEF: KATILIMCI DEMOKRASİ
- MAKUL VE MAKBUL OLAN EHLİBEYT SEVGİSİ
- TÜRK VE DÜNYA SİNEMASINDA “FETİH 1453”
- MEN DAKKA DUKKA: EDEN BULUR
- “BEN, KUR’AN’A İNANAN BİR HIRİSTİYANIM!”
- “AZMİNE SARIL BAK NE OLURSUN!”
- REFAH İKTİSADINDA RAWLS’IN ADALET TEORİSİ
- 2012 ULUSLAR ARASI ITRİ YILI
- OSMANLI’NIN KURULUŞUNUN 713. YILDÖNÜMÜ
- CARİ AÇIĞA KAYA GİBİ ÇÖZÜM
- TAM 32 YIL ÖNCE 24 OCAK
- ASKERİ DARBELERİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR!
- KIBRIS MÜCADELESİNDE 88 YILIN SIRRI
- BİN DOST AZ, BİR DÜŞMAN ÇOK”
- BİR HAFTADA ENERJİ TASARRUFU BİLİNCİ
- ÇEVREYE DUYARLI ENERJİ POLİTİKASI
- 2012 KUTLU DOĞUMUN TEMASI KARDEŞLİK
- NOEL BABA, NEDEN EVE BACADAN GİRER?
- YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
- HEDEF: İKİBİN 12’DEN YENİ ANAYASA
- OBEZİTEYLE MÜCADELEDE İLKOKUL KANTİNLERİ
- MİLLETİN YETİMİ AYDIN MENDERES’İN VEFATI
- YAHUDİ ZEKASININ YETERSİZLİĞİ
- CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR
- TANRI PARÇAÇIĞI KEŞFEDİLSE NE OLUR?
- KREDİ ÇİN’DE DE OLSA TALEP EDİNİZ
- MEVLANA HAFTASI’NDA BERGAMA FARKI
- HIRVATİSTAN AB’NİN 28. ÜYE ÜLKESİ
- BAŞBAKAN’A “GEÇMİŞ OLSUN!” MESAJI



































2012-05-16 22:00:37 gökhan
Marmara Üniversitesi biyoloji bölümü öğr. gör.'lilerinden...
2012-05-03 11:43:11 Adnan Göks...
Kozak asıl sorunu ne biliyormusunuz.? BİRLİK VE BERABER...
2012-04-25 22:01:46 Cumhur BEK...
Dünya ya taşeronluk yapmayan "ağır sanayi" ise do...
2012-04-25 02:00:25 vatandaş
bunlar daha kendi kendilerini yönetemiyorlar, birde koca ...
2012-04-24 09:14:13 ysmn
bu logo neyi anlatmaya çalışıyor???
2012-04-22 15:19:01 Cevdet Asl...
Yusuf Kemalettin Perin Anadolu Öğretmen lisesi öğrencile...
2012-04-13 00:44:45 hasan
yazı ve tespitler mükemmel olmuş. elinize, dilinize sağlı...