| BİN DOST AZ, BİR DÜŞMAN ÇOK” | e-Posta |
| Muzaffer ALACAOĞULLARI tarafından yazıldı. on Cumartesi, 14 Ocak 2012 11:58 | ||||||||||
|
Bir istisna ile; Allah, tövbeleri kabul eder ve imanla ölünce bütün günahları affetmeyi vaat ediyor. O da “kul hakkı”dır. Herkesin size dost olmasını beklemek muhakkak ki çok zor, hatta imkansızdır ama bin dostunuz olsa, bir düşmanınız karşısında azdır, yani bin dost bile bir düşmanın zararını önleyemez veya önlemede yeterli olamaz. Nitekim; tahrip, kolaydır, yani 5 senede tamamlanan bir bina, bir dinamitle (patlayıcıyla) veya bir buldozerle 5 dakikada yıkılabilir. Ancak; öyle dürüst bir hayat yaşamalısınız ki, dost ta, düşman da takdir etmelidir. Keza; kimlerinin düşmanlığı gelse gelse, belki hasedinden veya kıskançlığından ileri gelsin. Örneğin; adaletin timsali Hattab’ın (Oduncu) oğlu Hz. Ömer (r.a.), hilafeti zamanında özel misafiri gelince kamuya ait mumu söndürüyor ve kendi mumunu yakıyor, işte kul hakkıyla Allah’ın huzuruna gitmekten yılandan-çıyandan korktuğu gibi korkuyor. Haram lokmanın veya haram kazancın akıbeti ve ömrü, değil ahirette, bu dünyada da hazin ve kısadır. Bu konuda, çok güzel bir hikaye ile karşılaştım. Şöyle ki; Ahmet Şerif İzgören’in, www.izgoren.com adında toplumsal gelişim sitesi vardır. Çünkü; İzgören, kişinin sadece bireysel gelişimiyle yetinmeyip içinde yaşadığı toplumdaki diğer bireylerin de gelişimine katkıda bulunma, yani “toplumsal gelişim” ufkuna doğru kanat çırpan bir düşünceye sahiptir. Bu düşüncesini vurguladığı “Süpermen Türk Olsaydı, Pelerinini Annesi Bağlardı” adlı kitabı vardır. Kitabın arka kapağında, şu not yer almaktadır: ‘Bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım, toplumsal gelişin. Etrafa da gram katkınız olsun.” Diğer kitaplarından farklı olarak, yazar bu kitabında girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü değerlerini vurgulayarak okuru toplumsal gelişime davet ediyor. Ahmet Şerif İzgören kapattığımız gözlerimizi açmamızı ve gerçekleri görmemizi sağlayarak, “Nasıl adam olunur?”, “Ülkeye nasıl daha faydalı olunur?” gibi sorulara yaşanmış hikâyelerle cevap veriyor. “Noel Baba yalan Mustafa Amca ise gerçek, Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da” Okurken pelerininizi kendiniz bağlayabildiğiniz sürece gerçek bir süpermen olabileceğinizi göreceksiniz. Ayaklarınızın yere bastığından emin olun. Gerçekten uçabilirsiniz.’ Hikaye, Dürüstlük ve Yurt Sevgisi Boyutundaki Arayışlar (* Elma Yayınevi, 2010, 3. Bölüm, sayfa: 73- 75) bölümünde yer almaktadır: “Toplantıya gideceğim. Baktım geç kalma ihtimalim var, bindim bir taksiye, muhabbetçi bir arkadaş. O anlatıyor, ben dinliyorum. Tam işyerinin önüne geldik. Ankara’da Bakanlıklar. Diyelim ki, taksi parası 9.75 TL tuttu, ben 10 TL uzattım. Hani hepimizin yaşadığı sahne vardır ya, taksici üstünü arıyormuş gibi yapar, siz de para üstünü alabilmek için bir ayak dışarıda, inmemek için debelenirsiniz. Tam o sahne olacak. Şoför, para üstü var mı diye aranmaya başladı. “Üstü kalsın kardeşim” dedim. Döndü bana doğru: “Vaktin var mı ağabey ?” dedi. “Evet” dedim (tek ayağım hala dışarıda) Dörtlülere bastı, trafik dört şerit akıyor, indi araçtan. Önde bir büfe var. Gitti oraya, bir şeyler konuşup geldi. Bana 25 Kuruş uzattı. Belli ki para bozdurmuş. “Birader” dedim, “9.75 değil, 10.50 yazsa ister miydin 50 kuruşu benden?” -Ne alacağım ağabey 50 kuruşu? -Peki niye gittin 25 kuruş için o kadar uğraştın, üstü kalsın demiştim. Döndü bana, attı kolunu arkaya: -Vaktin var mı ağabey? -Var. -Çek kapıyı o zaman. Muhabbetçi bir taksici ile karşı karşıyayız. 5 dakika konuştuk. İngiltere’de profesöründen, bilmem kiminden eğitimler aldım. O taksicinin 5 dakikada öğrettiklerini, İngiliz hocalar haftalarca verdikleri derslerde öğretemediler. -Ağabey biz Keçiören’de 5 kardeşiz. Babam rençperdi benim, günlük yevmiyeye giderdi; artık, inşaat falan bulursa çalışır gelir, o gün iş bulamamışsa, biz eve gelişinden, yüzünden anlardık. Durumumuz hiç iyi olmadı. Akşam yer sofrasında yemek yerdik. Yemek bitince babam bize: “Durun kalkmayın” derdi. Önce dua ederdik, sonra babam bize sofrada konuşma yapardı. “Aha” dedim,”Bizim meslek”, seminerci. - Ne anlatırdı baban? -Hayatta nasıl başarılı olunur? O gün inşaata çağırmazlarsa eve para getiremiyor, sonra çocuklara hayatta başarı teknikleri anlatıyor. -Babam işe gidince büyük ağabeyimiz onu taklit ederdi, delik bir çorapla pantolonun ceplerini çıkarır, dört kardeşi karşısına alıp: “Dürüst olun, evinize haram lokma sokmayın” diye anlatırken, biz de gülerdik. Annem kızardı: “Babanızla alay etmeyin. O; hem dürüst, hem de çalışkandır” derdi. Yan evde iki kardeş var, onların babası zengin. Babaları birahane işletiyor, ama adamda her numara vardı, kumar falan oynatırdı. Bizim, yeni hiç bir şeyimiz olmadı, hep o ikisinin eskilerini kullandık. O amca; mahalleden geçerken biz 5 kardeş ayağa kalkardık, çünkü bize bahşiş verirdi. Babam eve gelince ayağa kalkmazdık. Çünkü hediye, para falan hak getire. Ağabey, biz babamızı kaybettik. Altı ay içinde yandaki baba da öldü. Yandaki baba; iki çocuğa 5 katlı bir apartman, işleyen birahane, dövizler ve araziler bıraktı. Bizim baba ne bıraktı biliyor musunuz? -Ne bıraktı? -Bakkal veresiyesi ve konuşmalarını bıraktı: “Evladım işinizi dürüst yapın, hakkınız olmayan parayı almayın… falan, filan.” Ağabey aradan 15 yıl geçti, diğer 2 kardeş cezaevindeler, ne ev kaldı, ne birahane. Ailesi dağıldı. Biz 5 kardeş, beşimizin Keçiören’de taksi durağında birer taksisi var, hepimizin birer ailesi, çoluk çocuğu, hepimizin birer dairesi var. Geçenlerde büyük ağabeyimiz bizi topladı ve dedi ki: “Asıl mirası bizim baba bırakmış.” Hepimiz ağladık. 5 kardeş taksiciliğe başladığımızdan beri, taksimetrenin yazmadığı 10 kuruşu evimize sokmadık. Her şeyimiz var Allah’a şükür.” Çok duygulandım, veda ettim, tam ineceğim: -Dur ağabey, asıl bomba şimdi. -Nedir bomban? -Nerede oturuyoruz biliyor musun? O iki kardeşin oturduğu 5 katlı apartmanı biz aldık. 5 kardeş orada oturuyoruz.” (İBRETLİK SON CÜMLELER) Evladınıza; ne araba bırakırsınız, ne ev, ne de başka bir miras. Evlada, sadece değer kavramları bırakırsınız. Bakın iki baba da, evlatlarına değer kavramları bırakmışlar.
Powered by !JoomlaComment 4.0 beta1
!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."
|

Yazarın Diğer Yazıları
- “BU DEPRESYONU BİTİRİN: HEMEN ŞİMDİ!”
- “KADININ EN BÜYÜK VAZİFESİ ANALIKTIR”
- BİZ KÖKÜ MAZİDE OLAN FÜTÜRİSTİZ
- YENİ ANAYASADA ASKERİ YARGI İLE GENELKURMAY VE MSB
- BERGAMASPOR’UN ÜLKÜSÜ: YÜKSELMEK, SÜPER LİGE ÇIKMAKTIR
- 23 NİSAN: DÜNYA KİTAP VE TELİF HAKLARI GÜNÜ
- ÜZERİNE TİREMEMİZ GEREKEN ŞEY: YAŞATMA İDEALİ
- 27 YIL SONRA ÇİN’DE BİR TÜRK BAŞBAKAN
- HAFTA; KUTLU MU GEÇECEK, KUTSUZ MU?
- ZÜMRÜT VE ELMAS GİBİ MÜCEVHER ÜZERİNE
- 1 NİSAN 2012 ŞAKALARI
- HER KAHVENİN BİR KÖŞESİ KÜTÜPHANE OLSUN
- ORMAN KANUNU
- BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR
- FETİH 1453’TEN SONRA ÇANAKKALE 1915
- EN GÜZEL DUA: HAKKIMIZDA EN HAYIRLISINI İSTEMEK
- ÖRNEKLERİYLE PRATİK ZEKA
- MİRAÇ’TAN BAHTIMIZA ÜÇ ELMA DÜŞTÜ
- PEYGAMBERİMİZİ İHTİYARLATAN AYET
- BİRBİRİNE SAHİP ÇIKMAYAN TOPLUM (MUYUZ?)
- 28 ŞUBAT VE BİR GÜN ÖNCESİ
- YENİ ANAYASADA HEDEF: KATILIMCI DEMOKRASİ
- MAKUL VE MAKBUL OLAN EHLİBEYT SEVGİSİ
- TÜRK VE DÜNYA SİNEMASINDA “FETİH 1453”
- MEN DAKKA DUKKA: EDEN BULUR
- “BEN, KUR’AN’A İNANAN BİR HIRİSTİYANIM!”
- “AZMİNE SARIL BAK NE OLURSUN!”
- REFAH İKTİSADINDA RAWLS’IN ADALET TEORİSİ
- 2012 ULUSLAR ARASI ITRİ YILI
- OSMANLI’NIN KURULUŞUNUN 713. YILDÖNÜMÜ
- CARİ AÇIĞA KAYA GİBİ ÇÖZÜM
- TAM 32 YIL ÖNCE 24 OCAK
- ASKERİ DARBELERİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR!
- KIBRIS MÜCADELESİNDE 88 YILIN SIRRI
- BİN DOST AZ, BİR DÜŞMAN ÇOK”
- BİR HAFTADA ENERJİ TASARRUFU BİLİNCİ
- ÇEVREYE DUYARLI ENERJİ POLİTİKASI
- 2012 KUTLU DOĞUMUN TEMASI KARDEŞLİK
- NOEL BABA, NEDEN EVE BACADAN GİRER?
- YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
- HEDEF: İKİBİN 12’DEN YENİ ANAYASA
- OBEZİTEYLE MÜCADELEDE İLKOKUL KANTİNLERİ
- MİLLETİN YETİMİ AYDIN MENDERES’İN VEFATI
- YAHUDİ ZEKASININ YETERSİZLİĞİ
- CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR
- TANRI PARÇAÇIĞI KEŞFEDİLSE NE OLUR?
- KREDİ ÇİN’DE DE OLSA TALEP EDİNİZ
- MEVLANA HAFTASI’NDA BERGAMA FARKI
- HIRVATİSTAN AB’NİN 28. ÜYE ÜLKESİ
- BAŞBAKAN’A “GEÇMİŞ OLSUN!” MESAJI



































2012-05-16 22:00:37 gökhan
Marmara Üniversitesi biyoloji bölümü öğr. gör.'lilerinden...
2012-05-03 11:43:11 Adnan Göks...
Kozak asıl sorunu ne biliyormusunuz.? BİRLİK VE BERABER...
2012-04-25 22:01:46 Cumhur BEK...
Dünya ya taşeronluk yapmayan "ağır sanayi" ise do...
2012-04-25 02:00:25 vatandaş
bunlar daha kendi kendilerini yönetemiyorlar, birde koca ...
2012-04-24 09:14:13 ysmn
bu logo neyi anlatmaya çalışıyor???
2012-04-22 15:19:01 Cevdet Asl...
Yusuf Kemalettin Perin Anadolu Öğretmen lisesi öğrencile...
2012-04-13 00:44:45 hasan
yazı ve tespitler mükemmel olmuş. elinize, dilinize sağlı...